CSS ile neler yapılabilir?

aşağıdaki linkleri takip etmeniz kafi :) bunlar benim seçtiklerim / gözüme çarpanlar :) . İsimlendirmede sürçü lisan etti isem affola :)

CSS düğmenler
Animasyon
MouseOver da fon rengi deÄŸiÅŸimi
ASCII tablosu
Rapor grafikleri
Sekmeli panel
İki katlı menü ve içerikleri
Yazının devamı linkleri için
Masal sayfası tadı
Resim kullanmadan yuvarlak köşeli konuşma baloncukları
Mouseover da resim deÄŸiÅŸtirmek
Mouseover da border koymak
Resimlere harita eklemek
Resimlere detaylı harita eklemek
Bal peteği menü
Resim haritasına birde menü eklemek
Hesap makinesi
Fibonoççi spirali
Google adsense için
Browser versiyonu tanıma ve buna göre css uygulatma
Linklere balon imaj
Linklere balon açıklama
Linklere balon menü
Resimlere balon açıklama
3 kolonlu liste
Bir kaç form stili
tabloları scroll etmek
Gölge efekti
Transparan gölge efekti
Foto galeri
Slayt galeri
Gizli menü
Güzel sekmeler
Şeffaf ve sade menü
3 alt seviyeli menü
Çeşitli menü örnekleri
6 seviyeli tepe menü
Sabit yerleÅŸim
Sabit yerleÅŸim 2
Kutu köşeleri
Kutuya minimum yükseklik vermek
Fade efekti
Şeffaflık

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

ADSL 4 kat hızlandı fiyatlar düştü (!)

İsterseniz önce telekomun resmi sitesinden yapılan açıklamaya bakalım sonra bunu beraberce yorumlayalım:

TTNet, tüm Türkiye’de son zamanların en büyük indirimini gerçekleÅŸtirdi. Yeni indirimlerden sonra limitsiz ADSL fiyatlarında yüzde 50′ye varan oranlarda indirim gerçekleÅŸti: 1 megabit limitsiz ADSL baÄŸlantısı 49, 2 megabit 69, 4 megabit ise 89 YTL’ye son kullanıcıya ulaşıyor! Ayrıca limitli paketleri tercih eden müşteriler için de mevcut 1 megabitlik paketlere alternatif olarak 2 kat hızlı, 2 megabit 6 GB lik yeni bir paket 49 YTL’den sunulacak.

Türk Telekom’un 1 AÄŸustos 2007 tarihinden itibaren geçerli olan yeni toptan ADSL fiyatlarına paralel olarak TTNet, yeni ADSL tarife ve indirimlerini aynı tarihten itibaren geçerli olacak ÅŸekilde hayata geçirdi.

Åžimdi tabii ki fiyatların düşmesi ile ilgili hiç bir sorun yok, yıllar önce olması gereken seviyeye daha yeni geliyor. Ayrıca belki her zaman olduÄŸu gibi telekomu suçlamanın da bir manası yok. Zira altyapı çalışmaları ancak bu kadar süre sonunda tamamlanabildi (!) ve fiyatlardaki düşüş reelize olabildi. Gel gelelim fiyatların sadece bireysel ve kurumsal ADSL kullanıcıları tarafında düşmesi ISS’ler tarafında düşmemesi ise ilginç bir tezat. ADSL trafiÄŸinin %80′den fazlası Türkiye içerisinde kalıyor. Zaten iÅŸte tam da bu yüzden yeni omurgalar devreye alınmıyor ve yurtdışı çıkışlarımız belirli bir seviyede kalıyor. Türkiye içerisindeki trafik ise aslında Türk Telekom için sadece sürdürme maliyetlerini barındıran bir trafik. Yani olay aslında evinizde kurduÄŸunuz lokal bir ağın içerisinde para kazanmaktan çok da farklı deÄŸil.

Åžimdi gelin bir de ISS’ler tarafından bakalım: ADSL kullanıcılarının fiyatları düşerken İnternet Servis SaÄŸlayıcıların fiyatları aynı yerde kalıyor böylece daha fazla kapasiteye sahip, daha fazla kullanıcı, daha fazla servis saÄŸlayıcıdan, daha fazla hat kullanımına sebebiyet veriyor. Böylece ADSL’e indirim uygulanırken servis saÄŸlayıcılar ve dolaylı olarak hosting firmaları ve bundan dolayı hosting hizmeti alan firmalar ve bundan dolaylı olarak da yine bireyler etkilenmiÅŸ oluyor. Sanırım tekel olmak da böyle bir ÅŸey.

Bu yapılan indirimin herkes için hayırlı olmasını dileyerek haberime son veriyorum.

Genel, Haber, İnternet kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

guncemkom yenileniyor

2000 yılında Türkiye’nin ilk online günlüğü olarak yayın hayatına baÅŸlayan ve tamamen amatör bir oluÅŸum ve komünite olarak devam eden guncemkom profesyonel arenaya Techinox ile adım atıyor. Bu anlamda sitenin tasarım dahil bütün özelliklerinin yenileneceÄŸini duyurmak sitenin ve konseptin babası olarak beni ne kadar mutlu ediyor anlatamam. Tabi bütün bunların yine benim kurucu ortakları içinde bulunduÄŸum Techinox InfoTech tarafından hayata geçirilecek olması da bir o kadar onurlanmama neden oluyor. Bütün bunlar gerçekleÅŸirken yaklaşık 10000 kullanıcılık bu komünitenin fikirlerini de arka planda bırakmak istemiyoruz ve bu noktada yeni tasarım ve özelliklerle ilgili, siteyi yayına almayı planladığımız eylül ayının ortasına kadar, techinox kurumsal blogdan herkesi haberdar etmeye karar vermiÅŸ bulunuyoruz.

Bu anlamda ilk önce konseptin bir miktar değişeceğine ve eski özelliklerin neredeyse tamamen korunacağına işaret ederek bir kaç konsept değişikliği konusunda fikir alarak başlayabiliriz düşüncesindeyim. Evet nihayet guncemkom üzerinde artık kişisel bloglarınızı da www.guncem.com/kullaniciadi şeklinde tutabileceksiniz. Bu doğrultuda önümüzdeki günlerde kullanıcı adları ile ilgili bir düzenleme de guncemkom kullanıcılarını bekliyor olacak.

Guncemkom çoğumuz için arkadaşların neler yaptığını takip etmek amaçlı kullanılıyor. Biz de bu yöndeki özelliklerin artmasının yararlı olacağının farkına vardık ve dostlara eklenen kullanıcılar ile ilgili ayrıntılı bir haberci ile guncemin bu yanını perçinledik.

Bunun yanı sıra yanda görebileceğiniz gibi artık çok daha güçlü bir günce yazma arabirimimiz olacak. Bu arabirimde gelen en önemli özellik güncelerimiz artık aynen yazdığımız gibi görüntülecek (wysiwyg) ve bu da çok daha şekilli günceler yazabilmemize sebep olacak. Tabii ki editörün özellikleri bununla bitmiyor. Sisteme eklediğiniz fotoğraf albümünden fotoğraflar, videolar ve hatta çizimleriniz artık güncelerinizin içine eklenebilir hale geliyor.

Bunun dışında güncelere etiketler eklenebiliyor ve bunlar üzerinden aramalar yapılabiliyor olacak. Tabii etiketlerle ilgili tek uygulama bu da değil ama hepsini hemen anlatmak heyecanımızı azaltabilir diye sonraki bir blog yazısına bırakıyorum.

Günce yazarken gelen bir yeni özellikte o günceyi yazarken nasıl bir ruh hali içerisinde olduğunuzu belirtebiliyor olmanız. Böylece sevgili guncemkom da size bakın böyle bir ruh hali içerisindeydiniz son bir ay diyebilecek. Ve hatta sizi neşelendirmek için espriler bile yapabilecek. Ayrıldığınız kız/erkek arkadaşınızı arayıp ne hali varsa görmesini bile söyleyebilecek (dur tamam çok abarttım ;) )

Evet dediğim gibi sizi yeniliklerden haberdar etmek için yazılmış bu ilk yazının sonuna gelirken, sizlerden gelecek geribeslemelerin de bize yardımcı olacağını belirtmek isterim. Bu süreç içerisinde bizim kadar guncemkom sevgisi ile dolu guncemkom ailesini de yanımızda görmek bizleri inanın onurlandıracaktır.

Son olarak proje ekibini de tanıtmak istiyorum.

Ergün -cooler- Koçak (Development)
Onur – gherkin – Bayrak (Concept/Graphic Design)
Ege Madra (Software Architecture)
ve bendeniz Emrah – arke – Olgun (Çaycı)

Şimdilik bu kadar. kalınız sağlıcakla.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Test Ekipleri ve İletişim

Yazılım geliştirme süreçlerinde, her bir iş ekibi, çoğunlukla benzer altyapılara sahip kişilerden meydana gelirler. Örneğin sistem analizi konusunda gelişmiş insanlar bir araya gelerek sistem analizi ekiplerini oluştururlar. Benzer altyapılara sahip de olsalar, bu insanların beraberce çalışmaları, ancak yönetim biliminin incelikli detayları yardımıyla birçok sorunun çözülmesiyle sağlanabilir.

Yazılımları ise, bu ekipleri bir araya getirerek üretiriz. Yazılım üretimi ekipler arası bir ekip çalışması olarak adlandırılabilir. Bu yapılanma içerisinde her alt birim kendisi ile ilişkili diğer ekipler ile ortak çalışmak ile yükümlüdür. Tasarımcılar, analistlerin çıktılarını kullanırlar ve ürettikleri ürünler geliştiriciler için çok önemlidir. Geliştirdikleri ürünler test ekiplerince test edilir. Bunun dışında yazılım tasarım ekibi, proje takvimine de uymak konusunda -diğer tüm ekip üyeleri gibi- proje yöneticisine karşı da sorumludurlar.

Test ekipleri ise, müşterilerin, geliÅŸtiricilerin, analistlerin, tasarımcıların, proje yöneticilerinin, satış-pazarlama ekibinin, dokümantasyon ekibinin ve belki de muhtemelen ürünün GUI’sinin ne kadar anlaşılır olduÄŸu ile ilgili soru sorduÄŸunuz babanızın da katılımıyla daha da kaotik bir yapılanma içinde çalışırlar.

İşte günümüz dünyasında, yazılım böyle ekiplerle ve bu şartlar altında üretilmektedir. Kullandığınız işletim sistemi, mesajlaşma programı, hata yönetim sistemi ve evinizde kullandığınız tost makinası böyle bir yapılanma ile düşünülmüş, tasarlanmış, geliştirilmiş ve test edilmiştir.

Bunca insanın bir araya gelip “tek” bir ÅŸey üretebilmesi için, belirli kabullere ihtiyacımız olacaktır. Bu kabuller uygulama özellikleri, geliÅŸtirme yöntemleri, kullanılacak teknolojiler yada toplantı frekansları ile ilgili olabilir. Yazılım geliÅŸtirmenin baÅŸlaması ile, sistem analist müşterinin ihtiyaçları ile ilgili, satış-pazarlama personeli pazar ile ilgili, tasarımcılar doÄŸru mimari ile ilgili kabullerde bulunurlar. Yazılımın sahip olması gereken kalite seviyesi ile ilgili de kabuller yapılır. Bu kabuller konusunda, tüm ekip içerisinde mutabakata varıldıktan sonra, ürün geliÅŸtirilmeye baÅŸlanır.

Kurt Gödel’in de dediÄŸi gibi her karmaşık sistem kendisi ile çeliÅŸmek zorundadır. Bu yazılım geliÅŸtirme ekipleri içerisinde de yaÅŸanır ne yazık ki. Bir alt ekip için olan doÄŸrular, diÄŸer bir alt ekip için olan doÄŸrular ile çeliÅŸtiÄŸi anda, kabullerimizi esnetmeye ve kendi ÅŸartlarımıza uydurmaya çalışırız. Böylece aynı kabul, ekip içerisineki farklı kiÅŸilerde farklı beklentiler yaratmaya baÅŸlamıştır.

Sonunda, ürün toplantılarından birinde, yazılımdaki bir anomali ile ilgili ekip arkadaşlarınız ile sesinizi yükselterek tartışırken, ortamda artan testesteron miktarı neticesinde, arada flört etmeyi ihmal etmediğiniz -hangi test mühendisi flört etmeyi sevmez ki?- , güzel pazarlama sorumlunuzun kapıyı çarparak toplantı odasını terk ettiğinde durumun farkına varırsınız.

Lanet olsun!

Durun ve derin bir nefes alın. Eminim anomali konusunda geliştirici ekipten arkadaşınız ile bir orta nokta bulacaksınız. Önceliğimizi böyle durumların tekrar ederek enerjinizi çalmasına izin vermemek yönünde kullanalım.

Şimdi doğru soruları soralım:

İddia ettiğimiz gibi anomali bir hata mıdır?

G.E. Moore, kendi adıyla anılan paradoksunda der ki,

* Bir P olayı olmuş olabilir. Ben bunu biliyor da olabilirim. Ama buna inanabilirim yada inanmayabilirim.
* Bir anda bu iki inanıştan herhangi birini seçebilirim.
* Sadece ve sadece bu inanışın her ikisini birden benimsemek, konu içerisinde beni absürd kılar.

Yani geliştirici arkadaşınız, söz konusu anomali ile ilgili kendi içerisinde tutarlı ama sadece sizinle farklı bir inanışa sahip olabilir. Evet, ekip arkadaşımız saçmalamıyor. Siz ve ekip arkadaşınız kendi içerisinde tutarlısınız.

Peki, arkadaşımız tutarlı olsun. Öyleyse hangi inanış ürettiğimiz yazılıma hizmet eder? Yazılım hatası nasıl tanımlanabilir?

Åžimdi doÄŸru yolda olduÄŸumuzu hissediyorum.

“Yazılımın beklenenin dışındaki her türlü davranışı bir hatadır”

Evet, sizin beklentiniz dışında gerçekleşen bu davranış bir anomalidir. Lakin, acaba tüm ekip sizinle aynı kabulu paylaşıyor mu? Eğer bir ortak beklenti mevcut değilse, herkesçe kabul gören hataların mevcudiyetinden söz edilebilir mi?

Test Mühendisi olarak, proje ekibi içerisinde varlığınızın yegane sebebi yazılımın muhtemel hatalar ile çıkma riski ise, “hataların varlığı” sizin için önemli olmalıdır. BaÅŸarımınızın anahtar belirleyicisi, herkes tarafından hata olarak kabul görmüş anomalileri saptamak ve düzeltilmeleri için çaba sarfetmek ise, nelerin hata olarak kabul göreceÄŸi de sizler için önemli olmalıdır.

Bu sebeple test süreçleri ile ilgili çalışırken, sisteme dair beklentiler noktasındaki kabullerin net, amacına ve proje hedeflerine uygun olduğundan ve tüm ekip tarafından paylaşıldığından emin olun.

Bunun için aşağıdaki kontrol listesini masanızın yanına asmanızı tavsiye ederim.

* Müşterinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini, bilmenin ötesinde, hissedebiliyor musunuz? Eğer empati kurabileceğiniz kadar bilgiye sahip değilseniz, muhtemelen projeye başlamak için daha fazla bilgiye sahip olmalısınız.
* Yazılımın ulaşması gereken minimum kalite seviyesi nedir? Bu konuda kantitatif saptama yapabiliyor musunuz? Eğer yanıtınız hayır ise, muhtemelen projeye başlamak için daha fazla bilgiye sahip olmalısınız.
* Söz konusu kalite seviyesi hangi bileÅŸenlerden oluÅŸur? (Ne kadar fonksiyonel baÅŸarım? Ne kadar performans? Ne kadar güvenilirlik? …) EÄŸer bu yanıtı bilmiyorsanız, muhtemelen yazılımın ulaÅŸması gereken minimum kalite seviyesi konusunda net deÄŸilsiniz demektir.
* Proje için harcanan ilk 100 adam-saat içerisinde sistemde oluşabilecek hatalar için bir sınıflandırma yaptınız mı? Hangi tip hataların sizin için kritik olduğunu biliyor musunuz? Bu bilgiyi tüm ekip ile paylaştınız mı? Yanıtınız hayır ise, muhtemelen farklı kabuller ile uygulamanın temellerini atmış bulunuyorsunuz ve yazılımın mutlaka bir bölümü ile ilgili yeniden geliştirme yapılacaktır.
* Proje hangi yönde evrimleÅŸiyor farkında mısınız? Müşteri ile en son ne zaman bir araya geldiniz? Söz konusu evrimleÅŸmeden müşteriniz haberdar mı? Yanıtınız hayır ise müşterinizin beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılayamama riskini aldınız, yani “Kalite riskinizi arttırdınız”.
* Acaba ekip içerisinde esnetilen kabuller mevcut mu? Kalite ile ilgili kabuller ve deÄŸiÅŸen gereksinimlerin etkilerini, ekip ile ürün toplantılarında konuÅŸuyor musunuz? EÄŸer yanıtınız hayır ise, bu durumda yazılım hataları ile ilgili yakın zamanda “konuÅŸmaya” baÅŸlayacaksınız.

Lütfen parçası olduÄŸunuz operasyonun ne kadar karmaşık olduÄŸunu ve ne kadar zor bir aktivite gerçekleÅŸtirdiÄŸinizi unutmayın. Yoksa parçası olduÄŸunuz bu kaotik yapı, sizi hiç acımadan içinde öğütecektir. BaÅŸarı tekrarlanabildiÄŸi sürece baÅŸarıdır, diÄŸer durumlarda baÅŸarınız iyi ÅŸanstan öte deÄŸildir ve dolayısıyla denilebilir ki sadece “baÅŸarılı” insanlar, her koÅŸul altında “baÅŸarırlar”.

(Bu yazı ayrıca yazarın kendi blog sitesinde de yayınlanmaktadır)

Genel, Projeler, Techinox kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Pazarmetre kullanıcılaı e-ticaretten neler bekliyor?

Müşteriler neler bekliyor?

Merhabalar,

E-ticaretle ilgili olarak geçmişte çizilen vizyonlardan biraz daha uzakta gibi görünüyoruz. Tüm ülke hatta tüm dünyaya hizmet verebilecek bir sanal mağaza açıp, çok az çalışan ve düşük maliyetlerle, geniş bir yelpazeye yayılmış makul fiyatlı ürünleri satabilmeyi sağlayacağını düşündüğümüz gelecek yaklaştığında; tedarikçikler ve lojistik partnerleriyle entegrasyonu sağlama, ürün spesifikasyonlarında sektörel bir konsolidasyona gidip insan gücüyle sürekli yeni baştan veri girmeye dayanan maliyetli yöntemlerden kurtulma, etkili bir müşteri ilişkileri yönetimi geliştirmek gibi çözülecek yeni problemlerle karşı karşıyayız. Ne var ki öncelikler doğru belirlendiğinde; bunların hiç biri çok pahalı çözümler değil. Üstelik bunları tamamlamak e-ticaretin özündeki coğrafyadan ve insan gücünden bağımsız verimli, karlı bir iş fikrini tekrar gerçeğe çevirebilecek tek yol.

Öncelikleri doÄŸru belirlemek için müşterinin taleplerine odaklanmak gerektiÄŸini düşündüğümüz için, pazarmetre.com’a gelmiÅŸ müşteri yorumlarını konularına göre grupladığımız bir çalışma yaptık.

Olumsuz yorumların dağılımları:

Müşteri hizmetlerinden mutsuzum 36,48%
Teslimat süresinden mutsuzum 25,67%
Gelen ürün hatalı veya bozuk (ayıplı mal) 14,86%
Stokta var diyorlar yok 12,16%
DiÄŸer 6,75%
Fiyatlarından mutsuzum 4,00%

Olumlu yorumların dağılımları :

Teslimat süresinden memnunum 41,15%
Müşteri hizmetlerinden memnun 27,57%
Fiyatından memnunum 20,16%
DiÄŸer 9,46%
Ürün stokta var bilgileri genelde doğru 1,64%

Yukarıdaki dağılımlar; pazarmetre.com’a gelen tüketici yorumlarının konulara göre dağılımlarını gösteriyor. Bu dağılımlar çıkarılırken 500 den fazla tüketici yorumu incelenmiÅŸtir. Yorumların olumlu / olumsuz ayrımı , tüketicinin alışveriÅŸ deneyiminin geneline verdiÄŸi 5 kademeli puan ile yapılmıştır ; 1 ve 2 puan olumsuz, 4 ve 5 puan olumlu yorum olarak deÄŸerlendirilmiÅŸtir.

Tüketicilerin olumsuz yorumlar yapmaya, olumlu yorumdan daha eğilimli olduğu kanısının aksine, olumlu yorumların olumsuzlardan 3 kat daha fazla olduğunu gördük. Yani tüketici memnuniyetini de yazıyor, puan verirken cimri davranmıyor.

Olumlu yorumların dağılımına baktığımızda; hızlı bir sipariş sürecinin müşteri üzerinde çok etkili olduğunu görüyoruz. Öyle ki olumlu tecrübelerin neredeyse yarısında bu vurguya rastlamak mümkün. Hızlı ve gerçekten takip edilebilir bir sipariş süreci, müşterinin satıcıya olan güvenini artırıyor; ayrıca müşteri hizmetleri ve destek hatlarına duyulan ihtiyacı azaltıyor. Bunu, olumsuz yorumlarda 1. sırada bulunan müşteri hizmetleri ve destek hatları memnuniyetsizliğinin olumlu yorumlarda 2. sıraya inmesinden çıkarıyoruz. Sipariş tesliminde ne kadar başarılı bir e-ticaret sitesiyseniz , telefonlarınız da o kadar az çalıyor.

Sipariş sürecinde yaşanan sıkıntılara çözüm önermek bu yazının konusu değil fakat hızlı bir tedarik ve teslimin, müşteri tatminini arttırıcı ve bağlılık (loyalty) sağlayıcı olduğu da aşikar. Fakat yine de söylemeden geçmeyelim: e-ticaretin başarısı için gerekli gördüğümüz en önemli unsurlardan biri tedarik ve teslim sürecinde ,tedarikçiler ve lojistik partnerleriyle kurulacak verilmli iş birlikleri ve çalışan entegrasyonlar.

Olumlu yorumlarda ikinci sırada bulunan, müşteri hizmetleri ve destek hatları konusunun olumsuz yorumlarda birinci sırada olması hakkında fikrimizi yukarıda belirtmiÅŸtim. Tüketicilere en sıkıntı veren ÅŸey; sorun yaÅŸadığında web sayfalarına ve soÄŸuk formlara bakıp ne yapacağını bulmaya çalışmak. Önemli bir nokta da ; destek hatlarına ulaÅŸan müşterilerin, destek hatlarını ve müşteri temsilcilerini yetersiz bulması. Evet, ilk iÅŸ olarak müşteri hizmetleri aramak Türkiye’de e-ticaret kullanıcıları arasında çok yaygın bir durum. SipariÅŸi teyid etmek için, yardım linklerinden ya da SSS bölümlerinde ulaşılabilecek basit bilgileri sormak için, ürünün stok durumunu öğrenmek için, yada teknik bir konuda danışmak için, müşterilerin düşünmeden telefona sarılmaları doÄŸal bir eÄŸilim. Fakat allahtan e-ticaret sitelerinin bu konuda yapması gereken çok açık.

Doğru ürün ve güncel stok bilgisini sunabilmenin, alışveriş süreci boyunca müşteriye yardımcı olacak bilgilendirmelerin yapılmasının ve kullanılabilirlik testleri geçirmiş web arayüzlerinin ve tabii ki; yine şu konu; hızlı ve takip edilebilir, tedarik ve sipariş sürecinin bu müşteri hizmetleri şikayetlerini azaltmada fayda sağlayabileceğini düşünüyoruz. Konunun sonunda da soruları yanıtlayan ,sorunları çözen bir müşteri hizmetlerinin; müşterinin hakkı olduğunu belirtmeliyiz. Müşteri her zaman haklı değil midir?

Olumlu yorumların yaklaşık %20 sinde ise “Fiyatından memnunum” vurgusuyla karşılaşıyoruz ki bu oran 3. sıraya tekabül ediyor. Burada dikkati çeken; müşteri memnuniyetsizliklerinde fiyat faktörünün çok daha düşük, %4 olması. Bu e-ticaret sitelerini ne kadar düşük marjlara zorlasa da, tüketicinin fiyat araÅŸtırma alışkanlığını deÄŸiÅŸtirmeyeceÄŸini gösteriyor. Aynı zamanda da sipariÅŸ sürecinin diÄŸer unsurlarının fiyattan daha önemli olabildiÄŸini.

Olumsuz yorumlarda, gelen ürünün ayıplı mal olması veya farklı bir ürün gönderilmesi durumunun %15 civarında olduğunu görüyoruz. Hatalı veya yanlış ürün gelmesi oldukça sıkıntı yaratan bir durum çünkü bütün sipariş sürecinin baştan yaşanmasını gerektiriyor. Üstelik her zaman sipariş edilen telefonun istenen rengi temin edilemeyebiliyor. Bu, müşteri tatminini oldukça olumsuz etkileyen bir faktör.

Stok bilgisinin güncelliğinin tüketici için olan öneminden daha önce bahsetmiştik. Bir ürünün erişilebilirliğinin, satın alma kararında etkili olduğu zaten süpriz bir yorum değil. Tedarikçilerle yapılacak entegrasyonların ve verimli bir stok yönetimi kullanmanın faydalarını öngörebiliyoruz.

E-ticaretin büyümekte olduğunu ve bu büyümenin bir çok sorunu beraberinde getirdiği bugün sektörün gayet iyi bilinen bir gerçeği. Artan müşteri talepleri, rekabet, düşük kar marjları, tamamlanmamış entegrasyonlar ve IT problemleri. Tüm bu olumsuzluklara rağmen, e-ticaretin getirdiği avantajları yaşamak ta mümkün. Bu yazının kapsamı dışına çıkan bütün bu sorunların çözümlerini bulabilmek için müşteri beklentilerine odaklanmak gerektiğini düşünüyoruz. Düzenli reklam giderlerini kısmak, backoffice maliyetlerini düşürmek, olabildiğince az çalışanla verimli ve karlı bir iş kurmak, giderek büyüyen pazarda sağlam bir konum edinebilmek için müşterilerimizin tecrübeleri ve beklentileri bize yolu gösterecektir.

Devran EROÄžUL

E-Ticaret, Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

kalvo.net

Bir süredir gözlerden ve gönüllerden ırak olarak geliÅŸtirdiÄŸimiz bir projemiz var. Bu projede interaktif olarak video olarak greenbox’da çekilmiÅŸ bir modeli adobe after effects yardımı ile adobe flash programına aktarmak ve böylelikle daha önceden kurgulanıp, tasarlanmış bir mekan içerisinde hareket ettirmek ve daha etkileÅŸimli bir site yaratmaya çalışmaktayız. Bunun için kobay olarak, sevgili Onur’un David karşısında kaybettiÄŸi iddia nedeni ile David’in sitesi olan kalvo.net üzerinde çalışıyoruz. (yaktın beni abi, adam alışmış 10′da 10 atıyor serbest atışlarda.) Henüz tamamlanmamış olan bu projede genel olarak kurgusu ve mekanlar bitmek üzeredir. Ancak iÅŸin en önemli kısmı greenbox ile çekim yapılması ve bunu kafamızdaki kurguya göre interaktif bir biçimde sunulma kısmıdır. Åžimdilik,  After Effects içerisinde bulunan Chroma key plugini ile bu iÅŸlemi rahatlıkla yapıp, videolarda kullanabilir durumdayız. Önümüzdeki günlerde konu ile ilgili olarak, After Effects’den export iÅŸlemi sonrası Flash içerisine import edilen görüntünün tasarımla birlikte ne kadar yer kapladığını test edeceÄŸiz. Tabi bu testler sonrasında çıkacak sonuca göre mekan içerisinde modelin hareket edeceÄŸi alandaki düzenlemeler ve beraberinde gelecek interaktif bölümler, biyografi ve fotoÄŸraf galerisi gibi. Ar-ge iÅŸlemleri sonunda bu iÅŸlemleri adım adım, teknik açıklamaları ve sahne görüntüleri ile yayınlayacağım. Åžimdilik Demre’de dalgıçlık keyfi yaÅŸayan ekip arkadaÅŸlarıma buradan selam eder, sonuna kadar keyfini çıkarmalarını dilerim. Elbet sıra bize de gelecektir ümidi ile selametle.

Genel, Projeler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Dalgıç Yazılımcılar Diyarı Techinox

Aslında bu postu “Demreye dalışa gidiyoruz bir hafta yokuz” baÅŸlıklı düşünmüştüm ama ÅŸu 3 sene içerisinde dalışın bizim ve techinox’un hayatında ne kadar fazla yer kapladığını düşününce biraz anlatmadan geçemedim:

Yazılım geliştirme ve çevresinde toplanmış bileşenleri, işin içerisinde olan herkesin bildiği gibi bünyeden stressi eksik etmeyen süreçlerle dolu. Hal böyle olunca stress azaltmak için çeşitli çabalar içine giriliyor. Biz sanırım stressi azaltmanın bu en etkin yoluna iki sene kadar önce giriştik. sualtıfotovideo ile başlayan seyahat daha sonra ayışığıdiving ile devam etti. Ofisteki dalgıç sayısı gittikçe arttı. Geçen sene de demrediving ile tavan yaptı ve sonunda bu sene ofiste dalgıç olmayan çok az insan kaldı sanırım. Biz proje yaptıkça dalgıç olduk, projeler yoğunlaştıkça rahatlamak için daldık.

Önce dalış ile başlamak istiyorum aslında. Dünya kadar stress içerisinde yaşıyoruz. ve sanırım bu dünyada yaşadığımızı en çok hissettiren şey de bu stress oluyor. Yetişmeyen projeler, bitmeyen eğitim süreçleri, masa başında saatlerce geçen zaman derken ve hatta işte tam da böyle zamanlarda bu dünyanın sadece bunlardan ibaret olduğuna kanaat getiriyor ve ayaklarımızdan prangalıyoruz kendimizi ofisciğimize. Oysa hayat bu değil tabii ki.

Mesela Jetium geliştirme sürecinde yaklaşık 6 ay ofiste yaşamak zorunda kalınmıştı geçen sene. Sonunda güzel bir yere varılmış olsa da varılan noktanın bünyeden alıp götürdükleri yanına kar kaldı diye düşünüyorum.

Neyse dönelim yeniden dalışa. Dalış sanırım başka bir gezegene turistik bir gezintiye en fazla yakınsayan eylem. Fiziksel kurallar, canlılar, davranışlar herşey yaşadığımız kısılmışlıklar dünyasından farklı. Ayrıca daha renkli, sessiz ve huzurlu olması da cabası oluyor sanırım.

İşte tam da böyle zamanlarda dalıştan bahsetmeye bayılıyorum. Yarın akşam itibarı ile şirketin yarısı ile beraber demreye giden o uçakta olmanın verdiği dayanılmaz hafiflik duygusu bugünden gelim göğsüme çöreklemiş durumda. Demrediving ekibi ile bir an evvel bir araya gelip ofisteki dalgıç olmayan insan sayısını sıfıra soldan yaklaştırmak bu senenin en sevilen aktivitesi olacak görüşündeyim.

Ha bu arada biz bir hafta buralarda olmayacağız. Destek ve Sistem tarafı da kısmen buralardalar, zaten biz olmadığımız için onlardan ne kadar performans beklenebilir bilmiyorum da ;) Haftaya yine bu ofiste çok daha yüksek bir motivasyonla görüşmek üzere efendim. Yaşasın tatil diyorum. Kalınız sağlıcakla.

Dalış, Genel, Jetium, Projeler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Deppo.com! Hiç birşey eskisi gibi olmayacak

Aylardır süren Deppo.com projesi en sonunda finiş gördü ve kullanıcıların huzuruna çıkıverdi.

Türkiye’de yayında olan çok ünlü yada hiç adı sanı duyulmamış onlarca alışveriÅŸ sitesi var, ancak tasarımsal ve iÅŸlevsel açından yeni Deppo.com’un getirdiÄŸi yenilik ve vizyon ile Türk e-ticaret sitelerinde bir dönem kapanmış, ve yeni bir çaÄŸ baÅŸlamış oldu!

Yeni kolay anlaşılabilir navigasyonu, sade anlaşılabilir tasarımı, öğelerin site üzerindeki doÄŸru yerleÅŸiminin yanı sıra yeni nesil web uygulamalarını kusursuz olarak bünyesinde barındırması Deppo.com’u sektörde bir adım öne çıkaracak kuÅŸkusuz.

Özellikle yeni “Sürükle & Bırak” sepet sistemi ve altbar, aylarca adeta deppo yiyip içen Ergün’e göre sitenin en göz alıcı servisi alışveriÅŸ sepeti. Aynı zamanda sayfa içindeki alışveriÅŸ sepetinin ajax ile eÅŸ zamanlı olarak güncellenmesinin hoÅŸ bir yenilik olduÄŸunu belirten Ergün, sitenin görünmeyen yüzünde harcanan zamanın daha fazla olduÄŸunu, son derece modüler bir sistemle çalışan bir altyapı yaratıldığını belirtiyor. Böylelikle ihtiyaca göre kolayca geniÅŸleyebilen yada daralabilen bir alt yapı ile sadece kullanıcı tarafında deÄŸil, sitenin iÅŸletme tarafında da eÅŸsiz birçalışma yapılmış.

AlışveriÅŸ yapmadan saatlerce gezeceÄŸiniz bir site oldu Deppo. GezdiÄŸiniz her sayfada farklı yeni uygulamalar çıkıyor karşınıza. ÖrneÄŸin ürün detayında yer alan taksit seçenekleride çok ilgi çekici. Hangi banka kartına sahip olursanız olun satın almayı planladığınız ürün hakkında her tür bilgiye taksit seçenekleri sayesinde ulaÅŸmak mümkün. Evet bu hemen her e-ticaret sitesinde mevcut olan bir ayrıntı elbette ama deppo’da uygulanış ÅŸekli daha önce hiç rastladığınız gibi deÄŸil.

Evet artık e-ticaret dünyasında hiç birÅŸey eskisi gibi olmayacak…

E-Ticaret, Genel, İnternet kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Barbequeue @ Melih

GeçtiÄŸimiz haftasonu hem ÅŸirket içerisinde birleÅŸen doÄŸum günlerini kutlamak hem de Melih babanın yazlık mekanının açılışını yapmak için ÅŸilede idik. Aslında inanılmaz beklentiler ile gitmediÄŸimi ifade etmek istiyorum ama melih’in konu ile ilgili hazırlığından da etkilenmediÄŸimi ve altından hiç durmayan atraksiyonlar silsilesinin çıkacağını beklediÄŸimi söylersem sanırım yalan olur ( kafanız karıştı deÄŸil mi, ehe)

Neyse Büyük BeÅŸiktaşımızın Büyük Nevzat Demir tesisleri önünde buluÅŸularak baÅŸlayan bu havuzlu barbekü atraksiyonu süper bir kahvaltının arkasından mükemmel bir havuz sefası ve daha sonrasında da etkileÅŸimli mangal sefası ile son buldu. Bu noktada sanırım melih’in herÅŸeyi her noktada düşünmüş olması bizi bu kadar büyük bir eÄŸlence ile baÅŸbaÅŸa bıraktı. Bu anlamda bir kere daha kendisine buradan teÅŸekkürü bir borç bilirim. evet bilirim. yaparım bunu.

Gün içerisinde en fazla akılda kalan görüntü ile bu yazıma son vermek istiyorum. evet:

Sevgiler.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İçerikçik

bir ÅŸirketin, kurumsal web sitesi oluÅŸturma aÅŸamasında karşılaÅŸtığı en ciddi problem -sanırım- yazılı içeriÄŸin oluÅŸturulması oluyor. Neticede web araçlarıyla bir sitede görsel ve fonksiyonel olarak bir kurumu yansıtmak -ya da bir ÅŸirketi bunun nasıl gerçekleÅŸtirileceÄŸi konusunda ikna etmek- biz web firmalarının iÅŸi ve ÅŸirketin beklentileri ya da oluÅŸturulmuÅŸ kurumsal kimlik deÄŸerleri bizim için bir baÅŸlangıç noktası oluyor. Fakat iÅŸ yazılı içeriÄŸe gelince belirli bir tıkanıklık ve kısırlık olduÄŸu görülüyor. Neden bir ÅŸirket -büyük ölçekli de olabilir- kendi ürettiÄŸi, yarattığı deÄŸeri ifade etmede bu derece güçlük çekiyor? Birbirinin kopyası olan “misyonumuz-vizyonumuz” söylemleri eminim ki ÅŸirketlerin kendi yapıları içinde de belirli bir sıkıntı teÅŸkil ediyordur. Åžirket felsefesi içerikleri -bence- genellikle doyurucu, inovatif veya  pazarlama bakımından deÄŸerli olmaktan uzak. Bu orjinal ve iÅŸlevsel bir ÅŸirket felsefesi oluÅŸturamamaktan mı; bilgi açısından üretken olmamaktan mı; yoksa ürettiÄŸi deÄŸeri paylaÅŸmaktan kaçınmaktan mı kaynaklanıyor? Sonuçta özellikle kurumsal ÅŸeffaflık konusunda yurtdışında  atılmaya çalışılan adımlar, her türlü sektörde deÄŸiÅŸen ticaret ve iÅŸ dinamikleri nedeniyle, bir adım öne geçmek ve ÅŸirkete bir “sivrilik” kazandırmak için gerekli -hatta zorunlu- görülüyor. Sınırlar sürekli aşılıyor ve iÅŸ yaklaşımlarını farklılaÅŸtırmak/ yaratıcı hale getirmek ve “bilgi”yi paylaÅŸmak ve bu yolla kurumun deÄŸerini yükseltmek kaçınılmaz hale geliyor.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın